GiRiŞiMCiLERE TEKNOKENT YASASI HAKKINDA YARARLI BiLGiLER

İnternet şirketlerinin bir çoğu, temelde yazılım işi yapıyor. Fiziksel ürün satanları bir kenara koyuyorum, çünkü bahsedeceğim kanun onlara hitap etmiyor. Bir İnternet servisi ya da yazılım satan, dolayısıyla en büyük gider kalemleri maaş ve ofis kirası olanları ele alalım.

Cirosunun tamamı ürettiği servisten gelen bu şirketler yüksek kar üzerinden yüksek gelir vergisi ödüyor. Küçük bir ekiple yola çıkıp, aylık 100.000 TL gibi -kendilerini kurtardıklarını söyleyebileceğimiz- bir ciroya ulaştıkları döneme kadar bu şirketlerin Teknopark şemsiyesinden mutlaka faydalanması gerektiğini düşünüyorum.

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, ilk oluşturulurken üniversite-sanayi işbirliği amacıyla hazırlanmış.

Üç şey hedeflenmiş:

1- Üniversitelerdeki bilgi birikiminin sanayiye aktarılması,

2- Firmalara fon sağlaması,

3- Birbirine benzer şirketleri biraraya getirerek sinerji sağlaması.

Şirketlere sunduğu faydalar şunlar:

1- Gelir ve kurumlar vergisi istisnası: Kanunun uygun gördüğü faaliyetleri, kanunun uygun gördüğü şekilde yaptığınızda, 2023 yılına kadar %20lik gelir ve kurumlar vergisi ödemezsiniz.

2- Ücretlere uygulanan gelir vergisi istisnası

3- SGK işveren hissesi desteği (Her personel için yalnızca 5 yıl geçerlidir)

4- KDV istisnası (Müşteriniz finansal bir kuruluş değilse uygulamamalısınız.)

5- Üniversite personeline yönelik imkanlar

Bunlar çok değerli ve faydalı istisnalar. Bu yüzden, teknoparklara talep çok. Birkaçından bahsedeyim:

YTÜ Teknoloji Geliştirme Merkezindeki ofisimizi seçerken bir saat içinde bizimle aynı katta beş ofisin daha tutulması, beni şaşırtan bir gösterge oldu. Şu anda binamızda boş ofis yok, ayrıca bir yıldan önce yeni bir bina inşaatının tamamlanması da mümkün görünmüyor. 18-20 $ olan metrekare ücretleri yeni bina için 22 $ olarak belirlenmiş. 50 metrekarenin katları şeklinde değişen ofis seçenekleri için üç yıllık peşin ödeme istendiğini de hatırlatayım. (Bahsettiğim şirket profili için muhtemelen kredi almadan bu ödemeyi yapmak mümkün olmayacaktır.)

İTÜdeki yeni yapılan ARI3 binasında durum şöyle: Metrekare kira bedelleri eksi dördüncü katta 14 Eurodan başlayıp, sekizinci katta 20 Euroya kadar kademeli olarak artıyor. İTÜ bir yıllık kira bedelini ve 3 aylık depozitoyu peşin alıyor, 5 yıllık sözleşme imzalama şartı koyuyor. (Zaten bir şekilde giren şirketin 5 yıldan önce çıkma niyeti pek olmuyor)

İstanbula biraz uzak olsa da, Gebzedeki GOSB Teknoparkta boş yer yok, yeni bina için bir sıra var ve metrekare ücreti 30 TL. GOSB, parmak izi ile açılan giriş kapısı gibi teknolojilerle, Türkiyenin en sıkı takip edilen teknoparklarından biri olarak biliniyor.

Boğaziçindeki KOSGEB Teknoloji Geliştirme Merkezi çok küçük bir bina ve orada da yer yok.

Sabiha Gökçen Havaalanının yakınında yapılmakta olan Teknopark İstanbul, 250 hektarlık (1 hektar=10.000 metrekare) alanda kurularak, bugüne kadar kurulmuş en büyük teknopark unvanona sahip olacak. Tabii bu kadar geniş alana yayılan bir teknopark kademeli olarak hizmete açılacak. Başvurular bir süredir kabul ediliyor, teknoparkistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

ODTÜ Teknokentte ofis kiraları 22 TL, işletme giderleri ise yaklaşık 9 TL.

Teknoparkta faaliyet gösteren okurlarımız kendi bölgelerindeki durumu bizimle paylaşırsa, bu bölümü güncelleyebiliriz.

Gelelim bir teknoparka girdikten sonra sizi bekleyen gelişmelere…

Teknoparkta faaliyet gösteren, AR-GE faaliyeti yürüten ya da kanunda belirtilen maddelere uygun yazılım üreten şirketlerin dikkat etmesi gereken bazı konu başlıkları var. Tüm bu bahsettiğim avantajlardan faydalanırken, konunun sınırlarını iyi bilmek gerekiyor.

AR-GE soyut bir kavram, ancak vergi mevzuatı oldukça somut. Bu yüzden, konu yoruma açık değil, bir vergi incelemesi sırasında dokümante edilemeyen, yoruma dayalı savunmalar fayda etmeyecektir. Bu duruma düşmemek için gözetilmesi gereken bazı önemli notlar şöyle:

Teknoparka girmek için yönetici şirkete projelerinizi sunuyor, ve onaylananları teknopark ofisinizde geliştirmeye başlıyorsunuz. AR-GE ve yazılım faaliyetlerinizi sürdürürken bir vergi incelemesi geçirmeniz halinde, yönetici şirketin projelerinizi onaylamış olması, sizi kanunun yaptırım maddelerinden muaf kılmıyor. Yani projelerin kanuna uygunluğunu sağlamak ve sürdürmek konusunda sorumluluk Teknopark yönetiminde değil, tamamen ve yalnızca sizde.

Faaliyetinizin sonucunda bir ürün veya hizmet ortaya çıktı, bunu satmaya ve fatura kesmeye başladınız. Bu faaliyetten elde ettiğiniz gelir, kurumlar vergisinden muaf. Ama diyelim ki bir müşteriniz, bu ürün için -yine AR-GE niteliğini sağlayan- ek bir geliştirme istedi. Ancak siz bu geliştirmeyi yönetici şirkete bildirmediniz ve bu, kayıtlara girmedi… Bu geliştirmeden elde ettiğiniz kazanç, kurumlar vergisinden istisna değildir. Bir denetim halinde, teknoloji geliştirme bölgesinden dosyanız ve verdiğiniz faaliyet raporları istenir, kestiğiniz faturalarla karşılaştırılır. Faturalardaki açıklamaların, teknoparka verdiğiniz projedeki ifadelerle aynı olması şarttır. Ancak bu da yeterli değil, müşterinizle yaptığınız sözleşme de sizden istenebilir ve sözleşmenin içeriğine de bakılır. Bu yüzden, kurumlar vergisi beyannamesi vermeden önce, projelerinizdeki yenilikleri ve değişiklikleri teknoparka bildirmeniz önemli.

Yazılım geliştirme ve bakım faaliyeti yapıyorsanız, bunları ayrıştırmanız gerekir. Diyelim ki bir banka ile üç yıllık bir yazılım geliştirme sözleşmeniz var. Bunun bir bölümünü mutlaka istisna olmayan faaliyet olarak ayırmalı ve hizmet ya da lisans bedeli faturasından ayrı bir fatura kesmelisiniz. Örneğin ilk yıl %10, ikinci yıl %25, üçüncü yıl %30unu bu şekilde ayırmanız makul olacaktır. Çünkü sonraki yıllarda işin geliştirme kısmı azalıp, pazarlama kısmı artıyor. Dolayısıyla ürün sürekli gelişse de, AR-GE faaliyeti azalmakta. Burada genel yaklaşım şu olmalıdır: Yasa size ciddi bir vergi muafiyeti sağlıyor. Ama bunun sınırları da çizilmiş. Siz bu sınırları esnetir, yasa kapsamında olmayan gelirleri de muafiyet kapsamına almaya çalışırsanız, bu kötü niyet olarak değerlendirilir.

Teknoparka geçmeden önce başladığınız bir projeyi teknoparka girdiğinizde sürdürüyorsanız, girer girmez bu ürün için kestiğiniz faturada, ürünün tamamını burada geliştirmişsiniz gibi fatura kesmemelisiniz. Bu, hayatın olağan akışına uygun değildir. Dolayısıyla, halihazırda kestiğiniz faturanın bir kısmını projeyi fazlandırarak ayırmalısınız.

İki gelir tablosu oluşturmalı ve AR-GE giderlerinizi ayrıştırmalısınız. Genel Müdür ücretini, amortismanları, pazarlama faaliyetlerinizi nasıl dağıttığınız bir incelemede ilk sorulacak sorulardır. Faiz gelirleri, kur farklarından doğan gelirler istisnaya tabi değildir, bunlar da ayrı hesaplanmalıdır.

Ayrıca bakım, eğitim gibi amaçlarla ekibin teknopark dışında geçirdiği süre de istisna kapsamında değildir. Maaştan hesaplanan gelir vergisi istisnası, teknoparkta geçirilen, ve belirtilen projeye ayrılan süre için geçerlidir. Vergi incelemelerinin %90ında karşılaşılan bir durum şudur: Kişi 30 gün teknokentte projeyle ilgileniyor gösterilmiş, ama şehir ya da yurt dışında olduğunu gösteren uçak, otobüs, otel, harcama faturaları gider kalemi olarak gösterilmiş Böyle bir durumda yalnızca o kişi için değil, yılın başına kadar tüm gelir vergisi muafiyetleri iptal olmaktadır.

Personele ödenen makul miktarlarda primler gelir vergisi istisnasına tabidir, ama SGK işveren payı buna dahil değildir.

Maliye ve Sanayi Bakanlıkları, artık tüm teknoparklarda kullanılacak bir web uygulamasıyla hangi projenin kaç adam-aylık çalışmayla ne kadar zamanda ortaya çıktığı, bu ürünün satışından ne kadar gelir elde edildiği, dolayısıyla ne kadar muafiyet gerçekleştiği bilgisi gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Devletin girişimcilere en büyük katkısı olduğunu düşündüğüm bu kanundan faydalanabilecek her şirketin bilgilenmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.